Bismillah, elhamdulillah, es salatu ve’s selamu ala Rasulillah, ve ala alihi ve sahbihi ecmain.
“Size ne oluyor da, Allah yolunda ve ‘Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver’ diye yalvarıp duran mustazaf erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşmıyorsunuz? İman edenler Allah yolunda savaşırlar. İnkâr edenler de tâğût yolunda savaşırlar. O hâlde siz şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphesiz şeytanın hilesi zayıftır.” (Nisa, 75-76)
Allah azze ve celle’nin şirk, küfür, kibir, küstahlık ve nankörlükleri sebebiyle lanetlediği mücrim Yahudiler, dün gece saatlerinde Gazze Şeridi’nde büyük bir katliama daha imza atmıştır. Gazze Şeridi güneyinde yüz binlerce insanın sığındığı Refah’ta Filistinlilerin çadırları bombalanmış, onlarca mazlum Müslüman katledilmiştir. Kafaları kopan bebekler, yanan cesetler, annelerin feryatları ve mazlumların haykırışları yalnızca Müslümanları değil, içerisinde biraz olsun vicdan taşıyan herkesi öfkelendirmiştir.
Gazze’deki ehlimize yönelik korkunç kıyım yaklaşık 235 gündür devam etmektedir ve bu kıyımda 40 bine yakın Müslüman acımasızca şehid edilmiştir. Refah’ta dün gece gerçekleştirilen katliam ise mücrim siyonistlerin gerçekleştirdiği ne ilk ne de son katliamdır.
Müslümanlar Gazze’deki kardeşlerini kafirlerin tasallutundan kurtarmak için gerek şahsi gerekse toplu bir şekilde harekete geçmedikçe bu zilletin son bulması asla mümkün değildir.
Pasif direniş yöntemleri olan boykotlar, yürütüşler, gösteriler bu katliamlara asla son veremez.
Bilakis bunlar ancak, Allah azze ve celle’nin bizlere sunduğu kurtuluş reçetesi olan cihada destek amacıyla gerçekleştirilebilecek, ikinci çalışmalardır. İkinci nitelikteki çalışmalardan ise birincil düzeyde sonuçlar beklemek beyhudedir.
“Gerek hafif gerekse ağır olarak seferber olun ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için hayırlıdır.” (Tevbe, 41)
Ne uluslararası konferanslar ne de küresel küfrün mahkemeleri ve Birleşmiş Milletler’i Müslümanları bu katliamlardan kurtarabilir. Müslümanlar ancak Allah yolunca canlarıyla, mallarıyla, evlatlarıyla ve tüm imkanlarıyla seferber olurlarsa ve vakitlerinin, ömürlerinin tamamını Allah yolunda mücadeleye vakfederlerse üzerimize çöken bu zillet son bulacaktır.
Velhamdulillahi Rabbil alemin.


