Bismillah, elhamdulillah, es salatu ve’s selamu ala Rasulillah, ve ala alihi ve sahbihi ecmain.
“Senden azabın çabucak gelmesini istiyorlar. Oysa azap kâfirleri üstlerinden ve ayaklarının altından bürüyeceği gün, şüphesiz cehennem onları mutlaka kuşatmış olacaktır. Allah, onlara, ‘yapmakta olduklarınızın cezasını tadın’ diyecektir.” (Ankebut, 54, 55)
İslam aleminin en zor zamanlarında daima işgalci küfür güçlerinden yana saf tutan, Suriye ve Irak başta olmak üzere Ehli Sünnet’in binlerce evladını katleden, Müslümanlara karşı ABD ve Rusya gibi emperyalist küfür güçleriyle kol kola giren mücrim İran’ın üst düzey birçok yöneticisi, geçtiğimiz günlerde yaşanan bir helikopter kazasında helak olmuştur.
Kazada İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ve Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir-Abdullahiyan da dahil olmak üzere üst düzey dört yönetici ölmüştür. Suriye’de binlerce Müslümanı helikopterlerden atılan varil bombalarıyla ezerek, parçalayarak ve yakarak şehid eden İran’ın yöneticilerinin kendilerinin de ezilerek, parçalanarak ve yanarak helak olması, akıl ve ibret sahipleri için manidardır.
İran’ın Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da, Yemen’de, Lübnan’da ve ötesinde Müslümanlara neler yaptığını, kafirlerle nasıl iş birliği kurduğunu, İsrail’e düşmanlık kisvesi altında İslam beldelerini nasıl işgal ettiğini bilen bir Müslüman için, helak olan İranlı yöneticilerin arkasından üzülmek mümkün değildir.
Bilakis bunlar, Müslümanlara çektirdikleri sıkıntıların karşılığını tadacak olan mücrimlerdir. Irak’ta namusuna el uzatılan, Suriye’de bebekleri katledilen, Yemen’de açlıktan ölüme mahkum edilen Müslümanların bugün Gazze’de İsrail tarafından öldürülen Müslümanlardan hiçbir farkı yoktur. Dolayısıyla, mücrimin rengi değişse de mücrimlik sıfatı değişmemektedir.
Müslümanların kanının, canının ve namusunun kudsiyeti, bizlerin en önemli kırmızı çizgisidir. Her kim Müslümanların kanını döker, canını ve namusunu kendisine helal görür ve bu amaçla beldelerini işgal ederse o Müslümanların apaçık bir düşmanıdır. Velev ki bir başka beldede Müslümanların maslahatı için mücadele ediyor gibi görünmeye çalışıyor olsun.
Zira Allah azze ve celle, Müslümanların ıslahını ancak iman, takva ve adalet çizgisinde olanlara nasip edecektir. Kendileri ifsad edici ve kan dökücü olanlar, Müslümanların ıslah olmasını ve kanlarının korunmasını sağlayamazlar.
“Şüphesiz Allah, müfsidlerin amellerini ıslah etmez (başarıya ulaştırmaz.)” (Yunus, 81)
Velhamdulillahi Rabbil alemin.


