Cihad Hadisleri

🌙 Ubade bin es Samit radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu:

“Allah’ın yolunda cihad ediniz! Kuşkusuz ki Allah’ın yolunda cihad, cennet kapılarından bir kapıdır. Allah tebâreke ve teâlâ cihad sebebiyle kişiyi üzüntü ve hüzünden kurtarır.”

(Ahmed bin Hanbel Müsned, Taberani Mucemu’l-Kebir, Taberani Mucemu’l-Evsad, Hakim Müstedrek, Tergib ve Terhib 3/179)

*

🌙 Ebu Hureyre radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Savaşmadan ve kendi kendine savaşma isteği ile konuşmadan, yani savaşa niyet etmeden ölen kimse münafıklıktan bir şube üzere ölür.”

(Müslim 1910/158 Ebu Davud 2502, Nesei 3083, Beyhaki 9/169, Hâkim Müstedrek 2/77)

*

🌙 Ebu Umame radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Kim savaşa gitmez veya bir gaziyi techiz etmez ya da savaşa giden kişinin ailesine hayırlı bir şekilde halef olmaz ise, Allah subhanehu onu kıyamet gününden önce bir kıyamete uğratır.”

(İbni Mace 2762, Ebu Davud 2503, Darimi 5/244)

*

🌙 Sevban radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Yakında diğer milletler, yemek yiyenlerin çanak üzerine toplandığı gibi, sizin üzerinize toplanacaktır.”

Adamın biri, Rasulullah sallallahu Aleyhi vesellem’e:

“– O gün biz az mı olacağız?” dedi.

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“– Bilakis, o gün siz çok olacaksınız. Lakin sizler selin sürüklediği çöp gibi olacaksınız. Allah, düşmanlarınızın göğüslerinden size karşı olan korkuyu kaldıracak ve sizin kalplerinize vehn atacaktır.”

Adamın biri, Rasulullah sallallahu Aleyhi vesellem’e:

“– Ey Allah’ın Rasulü! Vehn nedir?” dedi.

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“– Dünyayı sevmek ve ölümü sevmemektir.”

(Ebu Davud 4297, Ahmad bin Hanbel Müsned 5/278, Ebu Nuaym Hilye 1/182, Albânî Silsiletu’l-Ehadîsi’s-Sahiha 958)

*

🌙 Ebubekir radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Bir kavim cihadı terk ederse mutlaka Allah onların hepsine azap eder.”

(Taberani Mucemu’l-Evsad, Tergib ve Terhib 3/246, Albânî Silsiletu’l-Ehadîsi’s-Sahiha 2663)

*

🌙 Muaz bin Cebel radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Dikkat et! Sana işin başını, direğini ve en üst zirvesini haber veriyorum, (o da Allah yolunda) cihaddır.”

(İbni Mace 3973, Tirmizi 2749, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/231, Albanî İrvâu’l-Ğalîl Fî Tahrîci Ehâdîsi Menari’s-Sebîl 2/138)

*

🌙 İbni Ebi Amir radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Allah’ın yolunda şehid olmak bana, evlerde ve çadırda yaşayanların (elde ettikleri şeylerin) benim olmasından daha da sevgilidir.”

(Nesei 3153, Ahmed bin Hanbel Müsned 17221)

*

🌙 Ebu Hureyre radiyallahu anh şöyle söyledi: Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e bir adam gelerek:

“− Bana cihada denk olacak bir amelde delillik et.” dedi.

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“− Ben cihada denk olacak bir amel bulamıyorum. Mücahid sefere çıktığı zaman sen mescide girip o dönünceye kadar devamlı namaz kılmaya, iftar etmeden devamlı oruç tutmaya gücün yeter mi?”

O kimse:

“− Buna kimin gücü yeter ki?” dedi.

(Buhari 2634, Müslim 1878, Tirmizi 1669, Nesei 3114)

*

🌙 Seleme bin Nufeyl el-Kindi radiyallahu anh şöyle söyledi:

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in yanında oturuyordum, bir adam şöyle dedi:

“− Ey Allah’ın Rasulü! İnsanlar atlarını salıverdiler, silahlarını da bıraktılar ve şöyle diyorlar: ‘(Artık) Cihad yoktur! Kuşkusuz ki savaş bitmiştir.’”

Bu söze müteakiben Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem yüzünü o kimseye çevirdi ve şöyle buyurdu:

“- Yalan söylüyorlar. İşte şimdi savaş zamanı geldi. Ümmetim içinden öyle bir grup olacak ki onlar hak yolunda savaşacaklar. Allah da bir kısım insanların kalplerini onlara meylettirecek ve onlar yüzünden diğerlerine rızık verecektir. Kıyamet kopup Allah’ın vaadi yerine gelinceye kadar hatta Ye’cuc ve Me’cuc çıkıncaya dek bu böylece devam edecektir. Kıyamet gününe kadar atların alınlarında hayır vardır. Rabbim bana vahyederek bildirdi ki çok geçmeden ruhum kabzolunacaktır. Sizler benim yoluma uyacaksınız, bir kısmınız da bir kısmınızın boynunu vuracaktır ve mü’minlerin esas yurdu da Şam olacaktır.”

(Nesei 3544, İbni Hibban 7307, Taberani Mucemu’l-Kebir 6357, 6358, 6359, Ahmed bin Hanbel Müsned 4/104, İbnu Sa’d Tabakat 7/427, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 1961)

*

🌙 Ebu Said el Hudri radiyallahu anh şöyle söyledi:

Tebuk Savaşı olduğu yıl, Rasulullah sallallahu Aleyhi vesellem sırtını devesine dayayıp insanlara bir konuşma yaparak şöyle buyurdu:

“Size insanların en hayırlısı ile en şerlisini haber vereyim mi? Kuşkusuz ki insanların en hayırlısı, ölünceye kadar atının veya devesinin sırtında veya yaya olarak Allah yolunda (cihad ederek) amel eden kimsedir. Kuşkusuz ki insanların en şerlisi ise Allah’ın kitabını okuyup da onda gereken şeyleri yerine getirmeyen facir kimsedir.”

(Ahmed bin Hanbel Müsned 11124, Nesei 3092)

*

🌙 Ebu Umame radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Hiçbir şey Allah’a iki damla ve iki izden daha sevimli değildir. Allah’ın korkusundan ağlayan kişinin gözünden akan damla ile Allah’ın yolunda akıtılan kan damlası. İki ize gelince, Allah’ın yolundaki iz ve Allah’ın farzlarından bir farzın izi.”

(Tirmizi 1720)

*

🌙 Enes bin Malik radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Cennete giren hiç kimse, yeryüzündeki her şeye sahip olsa bile tekrar dünyaya dönmeyi istemez. Şehid bundan müstesnadır. Çünkü o, (cennette) mazhar olduğu ikramlar sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on kere daha öldürülmeyi temenni eder.”

(Buhari 2644, Müslim 1877/109, Nesei 3146)

*

🌙 Sebre bin Ebu Fakih radiyallahu anh şöyle söyledi:

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’i şöyle buyururken işittim:

“Kuşkusuz ki şeytan, Ademoğlunun her yerde önüne oturur. İslam yolunda önüne oturur ve şöyle der:

− Sen nasıl Müslüman olursun? Eski dinini, babalarının ve atalarının dinini nasıl bırakırsın?

Fakat o kimse şeytana isyan eder ve Müslüman olur.

Sonra şeytan, hicret yolunda da Ademoğlunun önüne oturur ve şöyle der:

− Kendi yurdunu ve kavmini terk edip nasıl hicret edersin? Kuşkusuz ki hicret eden kişinin misali dizginlerinden bağlanmış at gibidir!

Fakat o kimse şeytana isyan eder ve hicret etmiş olur.

Sonra şeytan, cihad yolunda Ademoğlunun önüne oturur ve şöyle der:

− Cihada gidiyorsun, Cihad hem seni yorar hem de malını kaybedersin! Savaşacak ve öldürüleceksin! Savaşacak ve öldürüleceksin! Karın başkasına nikahlanacak! Malların taksim edilecek!

Fakat o kimse de şeytana isyan eder ve Cihada gider.”

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle söyledi:

“Her kim böyle yaparsa, o kimseyi cennete koymak Allah azze ve celle’nin kendi üzerine aldığı bir haktır! Savaşta öldürülse de, boğularak ölse de, hayvanın sırtından düşüp ölse de, o kimseyi cennete koymak Allah azze ve celle’nin kendi üzerine aldığı bir haktır!”

(Nesei 3120, Ahmed bin Hanbel Müsned 3/483, Albânî Silsiletu’l-Ehadîsi’s-Sahiha 1653)

*

🌙 Yezid bin Ebi Meryem’den rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Kimin ayakları Allah’ın yolunda tozlanırsa o ayaklara cehennem ateşi haramdır.”

(Tirmizi 1682, Darimi 5/224, Mucemu’z-Zevaid 5/286, Taberani, Ahmed bin Hanbel Müsned 5/225)

*

🌙 Ebu Hureyre radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Allah’ın yolunda (cihadda) bir saat ayakta durmak benim için Kadir Gecesi’ni Haceru’l Esved’in yanında ibadet ile geçirmekten daha hayırlıdır.”

(İbni Hibban, Beyhaki, Tergib ve Terhib 3/94, Albânî Silsiletu’l-Ehâdîsi’s-Sahîha 1068)

*

🌙 Abdullah ibni Abbas radiyallahu anhuma’dan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“İki göz var ki ateş onlara dokunmaz. Allah’ın korkusundan ağlayan göz ve Allah’ın yolunda nöbet bekleyen göz.”

(Tirmizi 1690)

*

🌙 Ebu’d Derda radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“(Allah’ın yolunda) bir ay nöbet tutmak, ömür boyu oruç tutmaktan daha hayırlıdır.”

(Taberani, Tergib ve Terhib 3/90)

*

🌙 Ebu Hureyre radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“İnsanlar ‘la ilahe illallah’ deyinceye kadar onlarla savaşmakla emrolundum. Her kim ‘la ilahe illallah’ derse, İslam’ın hakkı müstesna, canını ve malını benden kurtarmıştır. Onun hesabı ise Allah’a aittir.”

(Buhari 2759, Müslim 32/20, Nesei 3076, Tirmizi 2733)

*

🌙 Abdullah bin Ömer radiyallahu anhuma’dan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Iyne yoluyla alışveriş yaptığınız, öküzlerin kuyruğuna yapıştığınız, tarımı seçtiğiniz ve cihadı terk ettiğiniz zaman Allah size öyle bir zillet musallat eder ki, dininize dönünceye kadar onu üzerinizden kaldırmaz.”

(Ebu Davud, 3003)

*

🌙 Ukbe bin Amir radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Ve siz de onlara karşı gücünüz yettiği her kuvvetten hazırlayın. Dikkat edin! Kuvvet ancak atmaktadır! Dikkat edin! Kuvvet ancak atmaktadır! Dikkat edin! Kuvvet ancak atmaktadır!

(Müslim 1917/167, Tergib ve Terhib 3/148)

*

🌙 Muaz bin Cebel radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Kim devenin iki sağımı arasındaki süre kadar Allah yolunda savaşırsa onun için cennet vacip olur. Kim de içinden gelerek, sadakatle Allah yolunda şehid olmak ister de sonra ölür veya öldürülürse, ona şehid sevabı vardır.”

(Ebu Davud, 2179)

*

🌙 Ebu Hureyre radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Allah kendi yolunda (savaşa) çıkan kimseye kefil olmuştur. (Allah buyurur ki) “Onu ancak benim yolumda cihad etmek, bana iman etmek ve Rasullerimi tasdik etmek (yola) çıkarmıştır. Şu halde o, kendisini cennete koymamı yahut alabildiği kadar ecir veya ganimet alarak içinden çıktığı evine döndürmemi benim üzerime garantilemiştir. Muhammed’in nefsi elinde olan Allah’a yemin ederim ki, kim Allah yolunda bir yara alırsa, kıyamet gününde açıldığı zamanki halinde gelecek, rengi kan rengi, kokusu misk olacaktır. Muhammed’in nefsi elinde olan Allah’a yemin olsun ki, eğer Müslümanlara zor gelmese, Allah yolunda gaza eden bir seriyyeden asla geri kalmazdım. Lakin onları bindirecek binek bulamıyorum. Onlar da beni takibe imkan bulamıyorlar. Benden geri kalmak da onlara zor geliyor. Muhammed’in nefsi elinde olan Allah’a yemin ederim ki, ben Allah yolunda savaşarak öldürülmeyi, sonra yine savaşarak öldürülmeyi, sonra yine savaşarak öldürülmeyi ne kadar isterim.”

(Müslim 3484)

*

🌙 Abdullah bin Ebi Evfa radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurdu:

“Ey insanlar! Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyiniz. Allah’tan korumasını isteyiniz. Fakat düşmanla karşılaştığınız zamanda da sabrediniz. Ve biliniz ki cennet muhakkak kılıçların gölgeleri altındadır.”

(Buhari 2744, Müslim 3276)

*

🌙 Enes bin Malik radiyallahu anh’tan şöyle rivayet olunmuştur:

“Amcam Enes bin Nadr radıyallahu anh Bedir Savaşı’na katılmamıştı. Bu ona çok ağır geldi. Bu sebeple dedi ki: Ey Allah’ın Rasulü! Müşriklerle yaptığın ilk savaşta bulunamadım. Eğer Allahu teala müşriklerle yapılacak bir savaşta beni bulundurursa neler yapacağımı elbette görecektir.’ Sonra Uhud Savaşı’nda Müslüman safları dağılınca, -arkadaşlarını kast ederek- Rabbim, bunların yaptıklarından dolayı özür beyan ederim.’ dedi. Müşrikleri kast ederek de ‘Bunların yaptıklarından da uzak olduğumu sana arz ederim.’ deyip ilerledi. 

Sa’d İbni Muaz ile karşılaştı ve ‘Ey Sa’d! İstediğim cennettir. Kabe’nin Rabbine yemin ederim ki Uhud’un eteklerinden beri hep o cennetin kokusunu alıyorum.’ dedi. Sa’d (olayı anlatırken) ‘Ben onun yaptığını yapamadım, ya Rasulullah!’ dedi. Enes radıyallahu anh devamla şöyle söyledi: ‘Amcamı şehid edilmiş olarak bulduk. Vücudunda seksenden fazla kılıç, süngü ve ok yarası vardı. Müşrikler müsle yapmış, uzuvlarını kesmişlerdi. Bu sebeple onu kimse tanıyamadı. Sadece kız kardeşi parmak uçlarından tanıdı.’ 

Enes dedi ki ‘Biz şu ayetin amcam ve amcam gibiler hakkında inmiş olduğunu düşünmekteyiz’: ‘Mü’minler içinde öyle yiğit erler vardır ki Allah’a verdikleri sözlerinde durdular. Onlardan kimi ahdini yerine getirdi (çarpıştı, şehid düştü), kimi de sırasını bekliyor. Bunlar asla sözlerini değiştirmemişlerdir.’”

(Buhari)

*

🌙 Enes bin Malik radiyallahu anh’tan şöyle rivayet olunmuştur:

“Harise bin Suraka’nın annesi Rasulullah’a geldi ve şöyle dedi: ‘Ey Allah’ın Rasulü! Harise(nin halin)den bana haber vermez misin? O Bedir günü öldürülmüştü. Eğer oğlum cennette ise (bu acıya) sabrederim. Cennette değilse ona gücüm yettiği kadar ağlamaya çalışırım.’ Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem cevaben şöyle buyurdu: Ey Harise’nin annesi! Cennette birçok dereceler vardır. Şüphesiz senin oğlun bunlardan Firdevsu’l A’la’ya, yani en yüksek Firdevs’e erişti.”

(Buhari)

*

🌙 İbn Mesud radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:

“Rabbimiz, Allah yolunda savaşan şu kimseye taaccüp etmiştir: Arkadaşları hezimete uğra(yıp kaçmış)tır. Ancak O, (kaçmanın haram olduğunu düşünerek) kendisine düşen sorumluluğun idrakiyle geri dönerek, öldürülünceye kadar düşmanla çarpışmıştır. Bunun üzerine Aziz ve Celil olan Allah, meleklere (iftiharla) şöyle der: ‘Şu kuluma bakın, benim nezdimde olan mükafatı düşünüp katımda olan cezadan korkarak geri döndü, öldürülünceye kadar savaştı.’”

(Ebu Davud)

*

🌙 Ebu Hureyre radiyallahu anh’tan şöyle rivayet olunmuştur:

“Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’in ashabından biri, içinde tatlı su bulunan bir ovadan geçti. ‘İnsanlardan el etek çekip buraya gelir bu ovada ikamet etsem nasıl olur?’ diye düşündü. Fakat önce Rasulullah’tan izin almak istedi. Bunu anlatınca Rasulullah şöyle buyurdu: ‘Bunu yapma, şüphesiz birinizin Allah yolunda (cihadda) ayakta durması, evinde kılacağı yetmiş yıllık namazdan daha efdaldir. Allah’ın sizi bağışlamasını ve cennete koymasını istemez misiniz? Allah yolunda savaşın. Kim devenin iki sağımı arası kadar Allah yolunda savaşırsa Cennet ona vacip olur.’”

(Tirmizi)

*

🌙 Raşid ibni Sa’d radiyallahu anh’tan rivayetle:

“Bir zat Rasulullah’a gelip ‘Ey Allah’ın Rasulü, niye şehid dışında kalan mü’minler kabirde imtihan edilirler?’ diye sordu. Rasulullah şu cevabı verdi: ‘Şehidin ölüm anında tepesinin üstünde kılıç parıltısını hissetmesi imtihan olarak ona kafidir.’”

(Nesai)

*

🌙 Mikdam b. Ma’dikerib radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:

“Şehidin Allah’ın yanında altı tane özelliği vardır: Kanının ilk damlası ile birlikte ona mağfiret edilir. Cennetteki yeri ona gösterilir. Kabir azabından korunur. Kıyamet gününün korkusundan yana emin olur. Başına vakar tacı giydirilir ki o tacın bir yakutu, dünyadan ve dünyanın içindeki her şeyden daha hayırlıdır. Yetmiş iki huri ile evlendirilir. Akrabalarından yetmiş kişi hakkında şefaatçi yapılır.”

(Tirmizi, İbn Mace)

*

🌙 Ebu Hureyre radiyallahu anh’tan rivayetle Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:

“Her kim üzerinde cihaddan bir iz olmaksızın Allah’a kavuşursa, Allah’a kusurlar kendisinde olduğu halde kavuşmuş olur.”

(Tirmizi, İbn Mace)

Yorum ekleyin

Kubbe sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin