Kudüs Şehidi Hasan Saklanan, Müslümanların İftiharıdır

Bismillah, elhamdulillah, es salatu ve’s selamu ala Rasulillah, ve ala alihi ve sahbihi ecmain.

“Mü’minlerden öyle erler vardır ki Allah’a verdikleri söze sâdık kalmışlardır. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehid olmuştur). Bir kısmı da (şehid olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.” (Ahzab, 23)

Allah’a verdiği söze sadık kalan yiğit erlerden bir er, Hasan Saklanan, geçtiğimiz gün Yahudi işgali altındaki Kudüs’te siyonist güçlere yönelik mübarek eyleminin ardından şehadete -inşallah- ulaşmıştır.

Türkiye’de imamlık vazifesi yapmakta olan Hasan Saklanan, Gazze’deki vahşet karşısında daha fazla dayanamamış, ailesini geride bırakarak ileri atılmış ve inşallah günahları affedilmiş bir şekilde Rabbine yürümüştür. Şüphesiz bir Müslüman için kazancın en büyüğü budur.

Şehid (inşallah) Hasan Saklanan’ın ameli kendini tehlikeye atmak yahut sonuç vermeyecek, hesapsız bir girişim olarak görülemez. Aksine, asıl kendini tehlikeye atan kişi Allah yolunda cihadı ve şehadet arayışını terk ederek dünyaya dalandır. Bu husustaki şu rivayet gayet açıktır:

Ebu İmran radiyallahu anh’tan rivayetle:

“Biz Bizans şehrinde idik. Üzerimize Rum ordusundan büyük bir birlik gönderilince Müslümanlar da aynısı veya daha fazlasını onların üzerine gönderdi. Mısır ahalisinin komutanı Ukbe bin Amir’di. Kuvvetin başında da Fedale bin Ubeyd bulunuyordu. Müslümanların içinden bir kişi Bizans ordusunun üzerine saldırdı ve aralarına girdi. Bunun üzerine Müslümanlar ‘Subhanallah! Kendini elinle tehlikeye atıyorsun.’ diye çağırmaya başladılar. Ebu Eyyub el Ensari kalkıp: ‘Ey insanlar! Siz bu ayeti bu şekilde tevil ediyorsunuz ancak bu ayet Ensar topluluğu hakkında inmiştir. Allahu teala İslam dinini aziz kılıp yardım ettiğinde biz birbirimize Rasulullah’tan gizli olarak ‘Mallarımız kayboldu ve Allah İslam’ı aziz kılıp yardımcılarını çoğalttı. Biz mallarımızı koruyup kaybettiğimiz malları telafi edelim.’ dedik. Allahu teala dediklerimize cevap olarak bu ayeti (Bakara, 195) indirdi: Allah yolunda (mallarınızı) harcayın, kendi ellerinizle (kendinizi) tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz ki Allah iyilik edenleri sever.’ Burada tehlikeden (helaktan) kasıt mallarımızı düzene koyarak artırmaya çalışırken cihadı terk etmekti. Ebu Eyyub el Ensari, Bizans topraklarında defnedilinceye kadar Allah yolunda savaştı.” (Tirmizi)

Şüphe yok ki Şehid Hasan Saklanan, Filistin’in ve diğer İslam beldelerinin nasıl kurtarılabileceğine dair canlı bir örneklik ortaya koymuş, ileri atılmış, kaçmamış ve inşallah şehadete ulaşmıştır. Rabbimizden niyazımız onun şehadetini kabul etmesi ve onu firdevs cennetinde ağırlamasıdır.

Velhamdulillahi Rabbil alemin.

Yorum ekleyin

Kubbe sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin