Bismillah, elhamdulillah, es salatu ve’s selamu ala Rasulillah, ve ala alihi ve sahbihi ecmain.
Müslümanların biricik önderi, izzet ve cihad peygamberi Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e yönelik iğrenç hakaretlerin önünün açılması bu kez Türkiye’ye uzanmıştır. İslam’ın yükselişi karşısında hakaret ve kinden başka bir adım atamayan zavallılar, Müslümanların canlarından daha çok kıymetli olan Pergamberlerine -sallallahu aleyhi vesellem- dil uzatmaktadır.
Türkiye’de mahkemelerin verdiği son karar, bu iğrenç hakaretlerin önünü açmaya ve meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Anayasa Mahkemesi, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e hakaret içerikli paylaşımları “ifade özgürlüğü” kapsamında değerlendirmiş, bunun üzerine Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliği bu paylaşımlara yönelik erişim engelini kaldırmıştır.
Her dine eşit mesafede olduğunu ve inanç özgürlüğünü garanti altına aldığını iddia eden demokratik-laik sistemin, Müslümanların çıkarları için mücadele ettiklerini iddia eden yöneticilerin bu durum karşısındaki tavrı da dikkati şayandır. Bunlar kendi kutsalları ve laik değerleri söz konusu olduğunda insanlara en ağır cezaları verirken, bu toprakların asli unsuru olan Müslümanların değerlerine yönelik saldırıların önünü açmaktadır. Bu durum Müslümanlara, sistemin ve idarecilerin hakikatini açık bir şekilde göstermektedir. Mevcut sistem Rasulullah’a -sallallahu aleyhi vesellem- hakareti meşrulaştırmakta, idareciler ise çıkarları için bu duruma göz yummaktadır. Böylece Avrupa’daki kafirlere özgü zannedilen küstah hakaretlerin esasen bizlerin yanı başında cereyan ettiği de açık bir şekilde görülmektedir.
Mahkemelerin alemlere rahmet olarak gönderilen Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e hakareti meşrulaştırması, iğrenç saldırıların önünü açması kabul edilemez. Bu vesileyle bir kez daha bu iğrenç saldırıları ve bunları meşrulaştıran tüm rejimleri ve makamları lanetliyor, Müslümanları Rasulullah’ın -sallallahu aleyhi vesellem- ve İslam’ın izzetini koruma hususunda duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Ve diyoruz ki: Allah’ın dini ve Rasulullah’ın hürmeti insanlar tarafından korunmaya muhtaç değildir. Ancak insanlar, Allah’ın dinini ve Rasulullah’ın hürmetini koruyarak imanlarını, şereflerini ve izzetlerini muhafaza etmeye muhtaçtır.
Velhamdulillahi Rabbil alemin.


