Hilafetsiz Bir Asır

Bismillah, elhamdulillah, es salatu ve’s selamu ala Rasulillah, ve ala alihi ve sahbihi ecmain.

3 Mart 2024 günü, her ne kadar bizler onu alelade bir gün gibi yaşayıp geride bırakmış olsak da, İslam tarihindeki mühim günlerden biridir. 3 Mart 2024 günü, Müslümanların Hilafetsiz geçirdiği bir asır geride kalmıştır. İslam Hilafetinin ilga edilerek ortadan kaldırıldığı 3 Mart 1924’ün üzerinden tam bir asır geçmiştir.

3 Mart 1924 tarihinde, artık bir imkan ve hükmü kalmayan, toprakları işgale uğrayan ve gücü gasp edilen Hilafet müessesesi resmiyette de ortadan kaldırılmış, Müslümanlar tamamen başsız bırakılmıştır.

Hilafetin ilgası, İslam topraklarının işgal edilmesi ve sömürülmesine yönelik kapsamlı planın son halkası olmuştur. Küfür orduları Müslümanların topraklarını işgal ederek parçalara ayırmış, bu parçalar üzerinde kukla rejimler kurmuş ve Müslümanları dinlerinden koparmıştır. İslam’ın izzetine bir daha geri dönememeleri maksadıyla başta hilafet olmak üzere tüm kurumlarını da yok etmişlerdir.

Hilafet, İslam’ın ve Müslümanların yeryüzündeki egemenliğinin sembolüdür. Hilafet, Allah azze ve celle’nin hükümlerinin tatbik edilerek yeryüzünün adaletle doldurulmasını sağlayan güçtür. Hilafet, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’e gönderilen hak dini yeryüzünün her köşesine yaymak üzere din ve dünya işlerinde O’na naiplik etmektir. İşte Hilafetin ilgası, Müslümanları bu kurumdan mahrum bırakmıştır.

Hilafetsiz, başsız, güçsüz ve sahipsiz kalan İslam toprakları, geçen bir asırlık sürede kafir işgalcilerin sömürüsüne daha da açık hale gelmiştir. Müslümanların arasındaki ayrılıklar körüklenmiş, Allah’ın ipine hep birlikte sarılma şuuru unutulmuştur.

Allah azze ve celle şöyle buyurmaktadır:

“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın.” (Al-i İmran Suresi, 103)

Tekrar ve tekrar vurgulamak gerekir ki kafirler, zalimler, müstekbirler ve onların yolundan gidenler rahatsız olsalar da Hilafet Allah azze ve celle’nin vaadidir.

“Allah, sizden iman edip de sâlih amel işleyenlere vadetti ki, kendilerinden öncekileri hükümran kıldığı gibi, elbette onları da yeryüzünde hükümran kılacak (devlet-hilâfet verecek), onlar için beğendiği dinlerini (İslâm’ı) mutlaka kendileri için iktidar yapıp sağlam temellere oturtacak ve korkularının ardından onları kesinlikle tam bir güvene erdirecektir. (Çünkü onlar) hiçbir şeyi bana ortak koşmadan kulluk ederler. Artık kim bundan sonra nankörlük ederse işte onlar fâsıkların ta kendileridir.” (Nur Suresi, 55)

Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem, Allah’ın vaadi olan Hilafet’e ilişkin şöyle buyurmuştur:

“Nübüvvet içinizde Allah’ın dilediği kadar devam eder, sonra dilediği zaman onu ortadan kaldırır. Sonra nübüvvet menhecinde bir hilafet olur. Bu da Allah’ın dilediği kadar devam eder, ardından Allah onu da dilediği zaman ortadan kaldırır. Sonra ısırıcı bir saltanat olur. O da Allah’ın dilediği kadar devam eder, sonra Allah dilediğinde onu ortadan kaldırır. Daha sonra ceberut bir saltanat başa gelir, o da Allah’ın dilediği kadar devam eder, ardından Allah dilediği zaman onu ortadan kaldırır. Sonra, (yine bir kez daha) nübüvvet menhecinde bir hilafet olur.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 30/355)

Velhamdulillahi Rabbil alemin.

“Hilafetsiz Bir Asır” için bir yanıt

Yorum ekleyin

Kubbe sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin