Bismillah, elhamdulillah, es salatu ve’s selamu ala Rasulillah, ve ala alihi ve sahbihi ecmain.
Allah azze ve celle şöyle buyurmaktadır:
“Ey iman edenler! Eğer siz Allah’a (O’nun dinine) yardım ederseniz, (O da) size yardım eder ve ayaklarınızı sabit kılar. Kafirlere gelince, yüzüstü kapanmak (ve helak) onlaradır. (Allah) onların işlerini boşa çıkarmıştır. Bunun sebebi, onların Allah’ın indirdiğini beğenmemiş olmalarıdır. (Allah da) onların amellerini boşa çıkarmıştır. Yeryüzünde gezip dolaşmıyorlar mı? Baksalar ya, kendilerinden öncekilerin akıbeti nasıl olmuş? Allah onları kökünden kazımıştır. Bütün kâfirler için de onun benzerleri vardır. Bu böyledir. Zira Allah iman edenlerin koruyucusudur. Kâfirlerin ise hiçbir koruyucusu yoktur.” (Muhammed Suresi, 7-11)
Allah azze ve celle’nin dini olan İslam’ı, Müslümanları ve İslam şeriatını hedef alan saldırılar kasıtlı ve ısrarlı bir şekilde sürdürülmektedir. Günümüzde mevcut batıl sistemlerin küçük kuklaları niteliğindeki kimselerce sürdürülen hakaretler doğrudan İslam şeriatını hedef almaktadır. Şeriat İslam’dır, İslam’ın hükümler bütünüdür. Şeriata yani İslam’ın hükümlerine edilen hakaretler doğrudan İslam’a ve Müslümanlara edilmiş hakaretlerdir.
Maalesef bu hakaretleri eden kişilerin kendi batıl inançları ve dünyalık çıkarları için gösterdikleri cesareti Müslümanlar kendi dinleri için gösterememektedir. Birçok Müslüman yalnızca bu azgın kafirleri sisteme şikayet etmekle yetinmektedir. Anlayanlar için bu durum esasen çok büyük bir aşağılanma ve acziyettir. Kaldı ki sistemin mahkemeleri de bu kişileri göstermelik süreçlerin ardından birkaç saat içerisinde serbest bırakmakta, İslam’a ve Müslümanlara yönelik hakaretler cezasız kalmaktadır.
Şayet Müslümanlar Allah’ın düşmanlarını ve kendi düşmanlarını korkutacak düzeyde güç ve iktidara sahip olmuş olsalardı, bugün sadece Türkiye’de değil, dünyanın ötesindeki ücra bir adada bile kimse İslam’a hakaret etmeyi aklından geçirmeye cesaret edemezdi. Ancak pek azı müstesna Müslümanlar bugün batıl sistemlerle uyum içerisinde ve konforlu bir şekilde yaşamayı, İslam’ın ve Müslümanların izzetini savunmaya tercih etmekteler. Şüphesiz bu çok üzücü, elem verici bir durumdur. Allah azze ve celle’den dileğimiz Müslümanları sahip oldukları izzete geri döndürmesidir.
Allah’ın şeriatına dil uzatan kafir ve fasık kimselere gelince… Bunların yaptıkları, kendi dünyalık çıkarlarının peşinde koşmaktan ve cehaletlerini izhar etmekten başka bir işe yaramamaktadır. Beşeri sistemleri ve özellikle dünyadaki mevcut küresel demokratik kapitalist düzenin şubelerini savunanlar, tüm insanlığı bir avuç sömürgeci zalimin çıkarlarına köle etmektedir. İslam bu kölelik düzenine meydan okuduğundan, efendilerinin sofralarından artan kemiklerle beslenen gönüllü köleler, bu birkaç parça kemiği yitirmemek için İslam’ı karalamakta, Müslümanlara hakaretler etmektedir.
Hakaret ve saldırılar ise ne Müslümanların gayretlerini ne de İslam’ın istikbalini gölgeleyebilir. Tüm bu saldırılara rağmen İslam dünyada hızla yayılmakta, Müslümanlar işgal altındaki beldelerini özgürleştirmekte ve işgalcilere unutulmaz dersler vermektedir. İslam’a dil uzatan zalimlerin bir numaralı efendisi olan ABD’nin “demokrasi” orduları Afganistan’da İslam şeriatının neferleri karşısında nasıl hezimete uğradıysa, bu zümreleri de aynı nihayet beklemektedir.
“(Onlar) Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Halbuki Allah, kâfirler hoşlanmasa da nurunu tamamlayacaktır.” (Saff Suresi, 8)
“Zulmedenler hangi akıbete uğrayacaklarını yakında bileceklerdir.” (Şuara Suresi, 227)
Velhamdulillahi Rabbil alemin.


