İçerisinde bulunduğumuz 21’inci yüzyılda bizler çağdaş bir cahiliye dönemini tecrübe etmekteyiz. Allah azze ve celle’nin gönderdiği hidayet rehberinin insanlığın mühim bir bölümüne egemen olmasından önce, yeryüzü tıpkı şimdi olduğu gibi çeşitli putlar, idoller, ikonalar, semboller, kendisine hürmet edilen kabile ve hizip alametleriyle doluydu. Her kavim kendi putuyla, kendi sahte ilahlarıyla, kendi kabilelerini ve topluluklarını işaret eden sembollerle anılıyordu. Bu putlar onlar için birer rehber, sembol, örnek ve vesile niteliğindeydi.
Allah azze ve celle, Rasulullah sallallahu aleyhi vesellem’i gönderdiğinde, insanlar üzerindeki nimetini tamamlayıp dini kemale erdirdiğinde, hak din İslam bu cahiliye safsatalarını paramparça etti. İnsanlığın mühim bir bölümünü hidayet üzere birleştirdi, onları küfür ve şirk alameti olan putlardan uzaklaştırdı.
Ancak ilerleyen yüzyıllarda insanlık yeniden kendisini küfrün, şirkin ve köleliğin bataklığına atmakta acele etti. Rabbine karşı nankör olan insan, O’nun hidayet nimetini inkar ederek yeniden karanlıklara düçar hale düştü. Küfür düzeni Müslümanlara karşı galebe çaldı. Bu şüphesiz bir imtihan vesilesidir ki Allah azze ve celle şöyle buyurmuştur:
“O günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz. Ta ki Allah, iman edenleri ortaya çıkarsın ve aranızdan şehidler edinsin. Allah zalimleri sevmez.” (Âl-i İmran, 140)
Bugün dünyaki neredeyse her kavim yeniden farklı putlar ve alametler edinmiş haldedir. Yazık ki bu kavimler arasında İslam alemindekiler de bulunmaktadır. Müslümanlardan bir bölümü de bu çağdaş cahiliyeye ayak uydurmuş haldedir. Putları ve tağutları reddetmekle emrolunmuşken, sırf kendileriyle aynı kavimden diye, birilerinin put ve alametlerine hürmet eder vaziyettedir. Putlarla uzlaşmayı, onlara hürmet etmeyi, onlar aleyhinde konuşmamayı alışkanlık edinmiştir.
Oysa Allah Rasulü sallallahu aleyhi vesellem’in bizlere bıraktığı Muhammedi sünnet apaçıktır: Putlarla, sahte ilahlarla ve tağutlarla uzlaşmamak. Kureyş’ten müşriklerin ileri gelenleri “bir sene Allah’a bir sene de putlara tapınmak” üzere Rasulullah’a teklif götürdüğünde Rasulullah “şirkten Allah’a sığındığını” söyleyerek müşriklere asla taviz vermemiştir.
Putlar, insanların Allah’ın dinine muhalefet etmek, insanları Allah yolundan alıkoymak ve yeryüzünde Allah’ın hükmünü ortadan koydurmak için uydurdukları şeylerdir. Putlarla uzlaşmak, onların şerrini görmezden gelmek, onlara hürmet edenlere ses etmeyip üstelik bir de bu hürmete yer yer ortak olmak, Allah’ın kesinlikle yasakladığı şeylerdir. Put, varlığı asırlar öncesinde kalmış bir arkeolojik varlık değil, yaşamakta olan kavramsal bir husustur. Her çağda putlar var olduğu gibi bu çağda da putlar vardır ve her çağda olduğu gibi bu çağda da muvahhidlere düşen putlarla asla uzlaşmamak, tağutlara karşı durmaktır.
Allah azze ve celle şöyle buyurur:
“İbrahim onlara şöyle demişti: ‘Sizler, sırf dünya hayatında aranızdaki sevgi (ve çıkar) ilişkisini sürdürmek için Allah’ı bırakıp kendinize birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet gününde birbirinizi reddedecek, birbirinize lânetler yağdıracaksınız. Varacağınız yer cehennemdir; hiçbir yardımcınız da olmayacaktır.” (Ankebût, 25)
Muhammedi Sünnet: Putlarla uzlaşmamak

Son Yazılar
- 18 Şubat 2017 Şeyh Ömer Abdurrahman
- 13 Şubat 2004 Zelimhan Yandarbiyev
- 29 Ocak 2017 Nevvar Evlaki
- 26 Kasım 2006 Ebu Hafs el Ürdüni
- 25 Kasım 2001 Kale-i Cengi katliamı
- 24 Kasım 1989 Abdullah Azzam
- 20 Kasım 1935 İzzeddin el Kassam
- 12 Kasım 1893 Durand Hattı
- 8 Kasım 1981 Kemaleddin Senaniri
- 7 Kasım 2004 Felluce Muharebesi

