Libya’nın doğusundaki Derne kentinde geçtiğimiz gün gerçekleşen aşırı yağışlar ve meydana gelen seller, 5 bini aşkın Müslümanın canına mal oldu. Halen on binden fazla kişinin kayıp olduğu belirtilirken arama çalışmaları da sürüyor.
Sellerin ardından İslam aleminin büyük kısmında afetler sebebiyle yaşanan üzüntü hakimdi. Birçok Müslüman afetzedeler için ne yapabileceğini düşündü. İslam aleminin farklı bölgelerinden çok sayıda yardım derneği bölgeye insani yardım ulaştırmak için seferber oldu. Bunlar elbette ümmet içerisinde kardeşlik bilincinin halen ayakta olduğunu gösteren, yüreklere şifa olan gelişmelerdi.
Tüm bunların yanı sıra, Derne denildiğinde başka bir hususu, birkaç yıl öncesini düşünmemek elde değil. Libya’nın doğusundaki bu tarihi Akdeniz şehrindeki Müslümanlar çok değil, bundan yalnızca birkaç sene önce zalimlerin kuşatması altında yaşam mücadelesi veriyordu. Küresel küfür sisteminin desteklediği Halife Hafter ve Abdulfettah es Sisi gibi kuklaların komutası altındaki ordular Derne’yi sürekli bombalıyordu. Bombardımanlarda çok sayıda Müslüman can veriyordu. Şehirde ilaç ve gıda sıkıntısı had safhadaydı. Bu durum 2015 yılından 2019 yılına kadar, yani yaklaşık 4 sene boyunca bu şekilde devam etti. Nihayetinde Derne, saldırılara daha fazla dayanamayarak harap olmuş bir şekilde zalimlerin kontrolü altına girdi.
Maalesef tüm bu zulüm ve saldırılar yaşanırken İslam aleminde Derne’nin yardımına koşmak şöyle dursun, yaşananları kınamak veya kuşatma altındaki Müslümanlara yardım ulaştırmak için ciddi bir harekete şahit olunamadı. Dünya Müslümanlarının ilgisizliği altında Derne küresel küfür düzeni destekli zalimlerin tasallutu altına girdi.
Afetler Allah azze ve celle’nin insanları imtihan etme vesileleridir. Afetlerden çok daha büyük bir imtihan olan şey ise Müslümanların zulme ve küfre karşı takınacakları tavırdır. Sel, deprem, yangın gibi afetlerin etkileri sınırlı, Müslümanları ifsad etme potansiyelleri ise yok denecek kadar azdır. Halbuki yeryüzünü ifsad eden, kafirlerin kuklalığını yapan, Müslümanları katleden, yeryüzünde Allah’ın şeriatını değil zulüm kanunlarını uygulayan tağutlar, Müslümanlara en şiddetli afetlerden daha büyük zararlar vermektedir. Müslümanların hem dünyası hem de ahireti bunlar sebebiyle mahvolmaktadır. Bugün Derne’de yaşanan seller de bölgeyi zulüm ve katliamla ele geçiren, ardından burada yaşayan Müslüman halk için hiçbir altyapı yatırımı yapmayan zalimlerin bir eseridir.
Müslüman, sonuçlarla değil sebeplerle savaşmalıdır. Elbette zor duruma düşen Müslüman kardeşlerimizin elinden tutmak bizler üzerinde bir yükümlülüktür. Ancak Müslüman kardeşlerimizin bugün zor durumda olmasının en büyük sebeplerinden birinin onlara tasallut eden tağutlar olduğu açıktır. Eğer bizler Müslümanların afetler, açlık, susuzluk ve diğer insani felaketlere uğramasına yol açan sömürü düzenlerine ve küresel küfür düzeninin kuklalarına karşı bir gündeme sahip değilsek, vaktimizi sürekli olarak bunların yol açtığı problemleri gidermeye çalışmaya harcamak bir netice vermeyecektir. Sivrisinekler öldürülebilir, sokaklar ilaçlanabilir, fakat bataklık kurutulmadıkça problem asla sona ermeyecektir.
Libya: Derne’nin iki hali

Son Yazılar
- 18 Şubat 2017 Şeyh Ömer Abdurrahman
- 13 Şubat 2004 Zelimhan Yandarbiyev
- 29 Ocak 2017 Nevvar Evlaki
- 26 Kasım 2006 Ebu Hafs el Ürdüni
- 25 Kasım 2001 Kale-i Cengi katliamı
- 24 Kasım 1989 Abdullah Azzam
- 20 Kasım 1935 İzzeddin el Kassam
- 12 Kasım 1893 Durand Hattı
- 8 Kasım 1981 Kemaleddin Senaniri
- 7 Kasım 2004 Felluce Muharebesi

