Bismillah, elhamdulillah, es salatu ve’s selamu ala Rasulillah, ve ala alihi ve sahbihi ecmain.
Ebu Musa el Eşari’den radıyallahu anh rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
“Hiç şüphesiz Allah zalime mühlet verir. Onu yakalayınca da kaçmasına fırsat vermez.”
(Buhari, Tefsîru sûre (11); Müslim, Birr 61)
İşgalci Siyonistler ve en büyük destekçileri ABD’nin Gazze’deki ehlimize yönelik giriştiği katliamlar 7 Ekim’den bu yana devam etmektedir. Her gün izlediğimiz görüntülerde Gazzeli kadın ve çocukların Amerikan bombalarıyla parçalandıklarına, uzuvlarının birbirine karıştığına ve toplu halde defnedildiklerine şahit olmaktayız.
Hiç şüphesiz kalbinde zerre merhamet olan ve üzerinde sorumluluk hisseden her Müslüman Gazze özelinde Filistin davası için ne yapabileceğini düşünmekte, elinden gelen desteği sonuna kadar vermeye çalışmaktadır.
Özellikle son dönemde hızlıca yayılan ve bazı Arap ülkelerinde sonuçlarını görmeye başladığımız boykot kampanyaları küresel kapitalist sisteme darbe vurmakla birlikte her özgür bireye İsrail’e karşı takınması gereken tavrı hatırlatmıştır.
Halk kitlelerinin İsrail’e karşı küresel kapitalist sisteme direnmeleri ve kendi geliştirdikleri boykot kampanyalarına büyük bir azimle devam etmeleri hiç şüphesiz bir yaşam tarzı haline getirilmesi gereken muazzam öneme sahip bir girişimdir.
Ancak, halkların kapitalist sisteme karşı baş kaldırışı bir noktadan sonra vatandaşları oldukları devletler tarafından da desteklenmelidir. Çünkü idareciler halklar sayesinde ayaktadırlar. Ancak bu şu ana kadar maalesef şahit olamadığımız bir durumdur. İşgalci Siyonistler Gazze’de Müslüman çocukları parçalamaya ve cesetlerini birbirine katmaya devam ederken aralarında halkları Müslüman olan ülkelerin de bulunduğu yönetimler İsrail ile ticari ilişkilerini sürdürmeye devam etmektedir.
Hiç şüphesiz bu durum Gazze’deki ehlimizin kanına yönelik büyük ihanetten başka bir şey değildir. Hiç kimse bugün bahsi geçen devletlerden şaşalı ordularını Gazze’ye göndermelerini beklemiyor. Ancak bu ülkelerin yöneticilerinin siyasi birtakım açıklamalar dışında hiçbir şey yapmamış olması, üstüne bir de işgalci Siyonistlerle ticari ilişkilerini hiçbir şey olmamış gibi sürdürmesi kabul edilebilir bir durum değildir.
Batı dünyası kendi çıkarları söz konusu olduğunda nasıl ki Ukrayna’yı işgal eden Rusya’ya karşı ambargo uyguluyor ve bunu halkı Müslüman olan ülkelerin yönetimlerine de dayatıyorsa, bugün aynı ambargo, halkı Müslüman olan ülkelerin yöneticileri tarafından işgalci Siyonistlere karşı uygulanmalıdır. Ancak bu şu an çok uzak bir ihtimal olarak görünmektedir. Çünkü bahsi geçen yönetimlerin “ulusal” ve “iktisadi çıkarları” kendi nazar-ı itibarlarında Müslümanların kanlarından çok daha değerlidir.
Bizler bundan Allah’a sığındığımızı, dünya üzerinden hiçbir şeyin Müslüman kanından daha değerli olmadığını açık bir şekilde beyan ediyorken, Müslüman halklar ile özgür her bireyin işgalci Siyonistlerle ticari ilişkilerini kesmesi için ülke yönetimlerine baskı yapmaya çağırıyoruz.
Son olarak, Filistin’in Siyonist işgalden kurtuluşunun ancak silahlı mücadele ile mümkün olduğunu hatırlatırken, Müslüman kanına hürmeti olan herkesi işgalci Siyonistlere fayda sağlayacak en ufak ticari ilişkiden dahi kaçınmaya ve Siyonizmin en büyük destekçisi küresel kapitalist sisteme sürekli bir boykot ile baş kaldırmaya çağırıyoruz.
“Allah emrinde galip olandır. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler” (Yusuf Suresi, 21)
Velhamdulillahi Rabbil alemin.


