Malazgirt: Allah yolunda cihadın Anadolu’dan silinmeyecek mührü

Selçuklu Türklerinden oluşan İslam orduları bundan tam 952 sene evvel Anadolu’nun doğusunda küfür ordularını mağlup ederek Anadolu’yu bir İslam beldesi yapacak süreci başlattı.

İslam ordusunun Malazgirt Meydan Muharebesi’nden zaferle çıkmasıyla birlikte, Allah yolunda cihadın mührü Anadolu’ya bin yıldır silinmeyecek bir biçimde vurulmuş oldu.

Malazgirt’te kazanılan bu zafer birçok ders ve ibret barındırıyor.

Malazgirt’te İslam ordusunu Çağrı Bey oğlu Muhammed Bey, daha çok bilinen unvanıyla Sultan Alparslan komuta etmekteydi. Malazgirt’ten önceki yıllarda Anadolu’nun doğusunda ve güneyinde Bizans’a karşı sayısız sefer düzenlemiş, İslam’ın egemenliğini bu bölgelerde yaymıştı. 1071 senesinde Anadolu’ya girdikten sonra Sultan Alparslan’ın asıl maksadı, Suriye üzerinden Mısır’a inmek ve buradaki Şii Fatımi hükümranlığına son vererek Mısır’da yeniden Allah azze ve celle’nin şeriatını tesis etmekti. Ermeni ve Gürcü topraklarında Bizans’a darbe vurmuş, ilerlemeye devam ederek Urfa’yı kuşatmıştı. Ancak ana hedefi Mısır’a ulaşmaktı.

Bu amaçla ordusuyla beraber ilerleyen Sultan Alparslan, Bizans ile bir saldırmazlık anlaşması yapmış, Urfa üzerindeki kuşatmayı kaldırarak Halep şehri yakınlarına ulaşmıştı. Ancak hile ve yalanı adet edinen kafirler ise sözlerine sadık kalmayarak büyük bir ordu toplamış ve Müslümanları Anadolu’dan çıkarmak için yola çıkmıştı. Küfür ordusunun başında Bizans imparatoru Romen Diyojen bulunuyordu. Bu durumu haber alan Sultan Alparslan da Suriye üzerinden yeniden Anadolu’ya girdi ve Bizans’a karşı harbe hazırlandı.

“Onlar size incitmekten başka zarar veremezler. Sizinle savaşırlarsa geri dönüp kaçarlar. Sonra onlara yardım da edilmez.” (Al-i İmran, 111)

İki ordunun harp sahasında karşı karşıya geldiği gün, Sultan Alparslan komutasındaki İslam ordusu, cuma namazını kıldıktan sonra küfür ordusuna karşı saldırıya geçti. Çetin muharebelerin ardından İslam ordusu, küfür ordusunun gücünü kırarak onu yok etti. Bizans imparatoru Diyojen de esir alınanlar arasındaydı.

Böylece Malazgirt’teki zafer, Allah yolunda cihad için Asya içlerinden kilometrelerce yol gelen Müslüman Türklerin Anadolu’daki ilk büyük zaferlerinden biri oldu. İslam aleminde Malazgirt zaferi büyük bir coşkuyla karşılandı. İlerleyen yıllarda Bizans, bu ağır mağlubiyetin de etkisiyle güçten düşmeye, Anadolu hızlı bir şekilde İslamlaşmaya başladı.

Malazgirt zaferi, bizlerin Müslümanlar olarak bu topraklarda yaşıyor olmamızın vesilesidir. Kısacası, Anadolu ve ötesinin bir vatan haline gelmesinde, Müslüman Türklerin Allah azze ve celle yolunda cihad etme maksadı rol oynamıştır. Mısır’daki sapkın Şii idaresine son vermek için yola çıkan Müslümanlara Allah azze ve celle daha büyük bir zaferi yazmış, onların cihadının eliyle Anadolu topraklarının İslam ile şereflenmesini nasip etmiştir.

Bugün bizlere düşen, Anadolu’yu İslam’a vatan yapan ecdadımızın Allah yolunda cihad için, Allah’ın şeriatının ikamesi için, küfrün mağlubiyeti ve İslam’ın galebesi için yola çıktığını hiçbir zaman unutmamaktır. Malazgirt başta olmak üzere tüm İslam zaferlerini bu şuurla anmak, cihad ve şeriat temelindeki aynı bilinci kuşanmaktır.

Yorum ekleyin

Kubbe sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin