Allah azze ve celle’nin başta Afganlar olmak üzere tüm dünya Müslümanlarını kendisiyle bahtiyar kıldığı mübarek zaferin ardından Afganistan’da İslami bir nizam teşkil edilmiştir. Bu, Müslümanların onlarca yıldır özlemini çektiği ve hayalini kurduğu bir düzendir.
İslami nizam dünya Müslümanlarına bahtiyarlık, Afganistan ve çevresine bereket ve düzen getirmesinin yanında, küresel boyutta da büyük bir neticeye kapı aralamıştır. Bu netice akıl sahipleri için aranıp da bulunamayacak derecede büyük ibretler içermektedir.
“Bağımsız devletler”
Bahsettiğimiz netice, dünya üzerinde bağımsız olduklarını öne süren ve her yıl gerçekleştirdikleri şatafatlı törenlerle bu sözde bağımsızlıkları kutlayan 200’ü aşkın devletten hiçbirinin Afganistan’daki İslami nizamı tanımamış olmasıdır.
Afganistan’da yirmi yıllık savaşın ardından ilan edilen İslam Emirliği, İslam beldelerindeki ülkeler de dahil olmak üzere, hiçbir dünya devleti tarafından tanınmamıştır. Bunlar arasında Afganistan ile oldukça iyi ilişkilere sahip olan ve Afganistan ile ilişki kurmaktan ciddi maddi kazanç elde edecek olan sayısız devlet de bulunmaktadır.
Yani, iç ve dış işlerinde bağımsız olduğunu iddia eden onlarca devlet, kendilerinin bundan açık bir kazancı olacak olmasına rağmen, Afganistan’ı diplomatik olarak tanımamakta, daha doğrusu tanıyamamaktadır. Böylece tüm dünya devletleri, ABD ve Haçlı müttefiklerinin İslam nizamına karşı uygulamakta olduğu diplomatik ve iktisadi ablukaya katılmak zorunda kalmaktadır. Şayet bu ablukaya katılmazlarsa Haçlı “efendileri”, bu köleleri küresel kapitalist rant ve talan düzeninden dışlayacaktır. Daha da ötesinde küresel sistemin sahipleri, bu ablukaya katılmak istemeyen yöneticileri devirmek için dahi seferber olacak, onların yerine daha kullanışlı kuklalarını iktidara geçirecektir.
Bu durum, dünya devletlerinin çok büyük bir kısmının bağımsızlık iddiasının bir seraptan ve popülist bir söylemden ibaret olduğunu göstermiştir. Dünya üzerindeki devletlerin tamamına yakını, ABD ve onun Batılı Haçlı müttefiklerinin öncülük ettiği küresel küfür sisteminin ayrılmaz bir parçasıdır. Çin ve Rusya gibi Batı ile rekabet halinde görünen taraflar dahi bu sistemin bir parçasıdır.
“Bağımsız” olduklarını iddia etseler de görünen o ki hiçbir devlet, küresel sistemin arzularından ve buyruklarından dışarı bir adım dahi atamamaktadır. Afganistan’da kurulan İslami nizam, tüm bu devletlerin esasında isteyerek yahut istemeyerek küresel sistemin kölesi olduğunu izhar etmiştir.


