-
Şehadet ve zindan ehli Mısır’ı unuttuk mu?

İslam ülkeleri arasında özel bir yere sahip olan Mısır’ın Rabia ve Nahda meydanlarında Müslümanlara yönelik toplu katliamların üzerinden tam 10 yıl geçti. 10 yıl önce tağuti rejimin küresel küfür düzenince desteklenen güçleri, meydanlarda protesto için toplanan Müslümanları vahşice katletmiştir. Binden fazla Müslüman buralarda dövülerek, ateşli silahlarla vurularak, yakılarak, işkence edilerek katledilmiştir. Protesto çadırlarının içerisinde yakılarak…
-
Ne ile memur olduğumuzu yeniden hatırlamak

Müslümanlar olarak dünyada iç içe geçmiş iki ana vazifemiz olduğunu söylemek mümkündür. Diğer tüm vazifelerimiz ve sorumluluklarımız bu iki ana vazifeden doğmaktadır. Bu iki vazifeden ilki Allah azze ve celle’ye kulluk etmektir. İkinci vazifemiz ise kulluk vazifesinden doğan Allah azze ve celle’nin hükmünü yeryüzüne hakim kılma vazifesidir. Bu iki görev, bu iki sorumluluk birbirinden ayrı…
-
Müslümanlar için yeni bir ibret: Nijer

Batı Afrika’da savaş söylentileriyle gündeme gelen Nijer, İslam aleminin içerisinde bulunduğu üzücü hale de ışık tutar nitelikte. Nijer, nüfusunun yüzde 99’u Müslüman olan, zengin kaynaklara sahip, mazlum bir ülke. Buna rağmen bugün dünya Müslümanların ne kadarı Nijer hakkında doğru bilgi sahibi? Hatta Müslümanlar olarak ne kadarımız Nijer adındaki bu ülkenin bir İslam beldesi olduğunu biliyor?…
-
Hindistan’da Müslümanlara Yönelik Soykırım Girişimleri Karşısında Sessiz Kalınamaz

Bismillah, elhamdulillah, es salatu ve’s selamu ala Rasulillah, ve ala alihi ve sahbihi ecmain. 200 milyonu aşkın Müslümanın yaşadığı Hindistan uzun süredir İslam’a ve Müslümanlara yönelik çirkin saldırılarla gündeme gelmektedir. Devlet ve hükümet destekli bu saldırılar son yıllarda Hindu milliyetçisi çevrelerin güç kazanmasıyla artış göstermiş durumdadır. Hindu çeteler Müslümanları güpegündüz linç etmekte, katletmekte, Müslüman kadınların…
-
Gençlerin cihadı İslam toplumunun sağlığıdır

Müslüman bir toplumu dört unsurun ayakta tuttuğu ifade edilir: Alimlerin irşadı, zenginlerin cömertliği, yoksulların kanaati ve gençlerin cihadı. Bu dört temel unsurdan birinin dahi eksik olması, İslam toplumlarının zayıflamasına ve çökmesine neden olabilecek ağır musibetlere kapı aralayacaktır. Bunlar arasında günümüzde en çok ihmal edilen ve hakkında en fazla dezenformasyon yapılan husus ise gençlerin cihadı meselesidir.…
-
Direnen bir ümmet düşmanlarına boyun eğmeyecektir

Bugün İslam aleminin neredeyse her bir köşesinde bir acının, bir ızdırabın, bir kederin yaşanmakta olduğu hepimizin malumudur. Küresel sisteme entegre Haçlıların, Siyonistlerin, putperestlerin, mülhidlerin, diğer zalimlerin ve onların yerli iş birlikçilerinin işlediği cürümler artık gizli, saklı bir mesele değildir. Pek azı müstesna her Müslüman olan bitenin farkındadır. Yeryüzü Müslümanların akan kanına doymuştur. Zindanların dahi isimlerini…
-
Bir İslam ve insanlık düşmanı: Raşid Dostum

Hayatını tamamen çıkarcılığın şekillendirdiği, dünyevi açıdan nerede ve neci olması gerekirse orada ve ocu olmuş, kendi nefsi için gerektiğinde binlerce Müslümanın kanına girmekten, onlara işkence etmekten ve onları katletmekten bir an olsun çekinmemiş bir kimse: Raşid Dostum. Allah azze ve celle’nin “Er Reşid” ismi, genel itibarıyla “doğru yolu gösteren” anlamına gelmektedir. Allah’ın bu yüce isminden…
-
Pakistan’da Müslümanlara yönelik kanlı saldırı İslam şiarlarıyla bağdaştırılamaz

“Ey iman edenler! Allah’ın şiarlarına, haram aya, gönderilen kurbana, gerdanlara/gerdanlık takılanlara ve Rablerinden bol nimet ve rıza isteyerek Beyt-i Haram’a yönelip gelenlere sakın hürmetsizlik etmeyin.” (Maide Suresi, 2’nci ayet) Müslümanların kanlarını helal görmek, hürmetlerini çiğnemek, onlar hakkında bilgisizce topyekun hüküm vermek, onları kendileriyle harp edilecek müşrikler yerine koyarak katletmeye çalışmak, iman ve küfre dair meselelerde…
-
Suriyeli sığınmacılar neden yeniden hedefte?

Türkiye’de geride kalan seçim sürecinde Suriyelilerin geri gönderilmesinin bazı siyasi parti ve müntesiplerince propaganda malzemesi olarak kullanıldığına şahit olduk. Birtakım siyasi kesimler iktidara gelmeleri durumunda Suriyeli sığınmacıları geri göndereceklerini ifade ederken bazıları ise geri göndermeyi “zulüm” olarak nitelendirdi. Ancak genel seçimler geride kaldı, her zamanki gibi vaatler unutuldu. Bugünlerde ise sürekli olarak karşımıza çıkan haberlerde…
-
100’üncü yılında Lozan Anlaşması’nın düşündürdükleri

Hakkında birçok tartışma ve münazaralar yürütülen Lozan Anlaşması, tam 100 sene evvel bugün, 24 Temmuz 1923’de imzalandı. Lozan Anlaşması’nı tahlil etmeye geçmeden evvel, anlaşmanın tam olarak neyi ifade ettiğini vurgulamak gerekir. Lozan, tüm noksanlık ve hatalarına rağmen bir İslam devleti olan Osmanlı Devleti’nin dağılmasını ve modern, seküler bir ulus devlet niteliğindeki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin doğuşunu…
-
İsrail’e coğrafyamızın doğal bir parçasıymış gibi muamele edilemez

Son yıllarda İslam beldelerini yöneten hükümetlerin İsrail ile birbiri ardına yaptıkları normalleşme ve uzlaşı girişimleri hepimizin malumudur. İlki 1979’da Mısır ile başlayan söz konusu adımlar nihayetinde İsrail’in, coğrafyamızın doğal bir parçası olarak kabul edilmesini hedeflemektedir. Bu aynı zamanda ABD’nin öncülük ettiği küresel küfür sistemince desteklenen İsrail karşısında yenilginin kabullenilmesi anlamına gelmektedir. Şu açıktır ki hiçbir…
-
Başıboş köpeklerin düşündürdükleri

Allah azze ve celle hiçbir varlığı sebepsiz yere yaratmamış, her şeye bir hikmet ve ibret yüklemiştir. Başımıza gelen musibetler de şüphe yok ki bu kabildendir. Bir süredir gündemde yerini koruyan başıboş sokak köpekleri problemi de düşünenler için birçok hikmet ve ibret barındırmaktadır. Bilindiği gibi sokaklarda başıboş gezen ve kontrol altına alınmayan köpekler birçok insanın ölümüne…

