Bundan yaklaşık iki yıl önce Afganistan’da İslam Emirliği mücahidlerinin ABD ve müttefikleri karşısında kazandığı zaferle birlikte, Müslümanların sosyal medya üzerinden maruz kaldığı yalan haberlerin miktarı artmaya başladı.
20 yıllık savaşın ardından devasa ordusu, tüm kibri ve beraberindeki devletlerle birlikte Afganistan’dan çekilmek zorunda kalan Amerika Birleşik Devletleri, yeni dönemde Afganistan’ı uyguladığı iktisadi ambargo ve medya gücü ile hedef alıyor.
Afganistan’da İslam Emirliği’nin yeniden ikame edilmesiyle birlikte ABD ve küresel düzenin patronları hazmedemedikleri yenilginin acısını çıkarmaya çalışıyor. Bunun en büyük örneğini Afganistan’a yönelik ekonomik ambargodan sonra medya alanında gördük.
Afganistan ve İslam Emirliği ile ilgili çok fazla yalan haber ve dezenformasyon içeren röportajlar, yazılar, belgeseller üretilmeye ve bunlar hızlı bir şekilde dolaşıma sokulmaya başlandı. Bunlar arasında Türkiye’den bölgeye gidip sözümona gazetecilik faaliyetleri yürüten kişi ve kurumlar da bulunmakta.
Burada Müslümanlara düşen en büyük sorumluluk özellikle sosyal medyadan, ardından televizyondan görüp duydukları her habere inanmamaları. Bu, günümüzde Müslümanlar üzerine düşen muazzam bir sorumluluktur. Hiçbir Müslüman, başta Facebook olmak üzere sosyal medya üzerinden görüp duyduklarıyla zihin dünyasının başkaları tarafından imar edilmesine izin vermemelidir.
(Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.) Hucurât Suresi 6. ayet
Başta kendi nefislerimiz olmak üzere tüm Müslümanlara nasihatimiz, internet mecrasında güvenilir kaynaklar dışında görüp duyulan her habere şüphe ile yaklaşılması olacaktır. Özellikle günümüzde sosyal medya üzerinden yürütülen algı operasyonları tarihte eşi benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaşmıştır.
Bu operasyonlara karşı durabilmek ise, güvenilir kaynaklar dışındaki haberlere, doğruluğu ispatlanana dek şüphe ile yaklaşmakla mümkündür.


